Art of CGI  3 Ocak 2018   Ana Sayfa/Kariyer Sohbetleri  

Gökçe Gün ile Röportajımız

1 sene önce

Yakın Kampüs sitesinin kurucusu herkesin yakından tanıdığı mühendis, editör, eğitmen, tasarım uzmanı, 3D Süpervizor Gökçe Gün ile yaptığımız röportaja geçmeden önce Yakın Kampüse buradan ulaşabilir kendinizi geliştirmeye hemen başlayabilirsiniz. Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkürler.

 

Merhabalar, ben de teklifiniz için teşekkür ederim. Öncelikle uzun yıllardır eğitmenlik yaptığım için baştan özür diliyorum meslek hastalığı olarak anlatmayı severim ve uzun uzun cevaplar verebilirim 🙂 Ticari kısıtlamadan dolayı fazla çalışma paylaşamıyoruz. Bu yüzden Gökçe Gün’ün kurucularından olduğu Matte Studio ya buradan ulaşarak diğer çalışmaları inceleyebilirsiniz.

1- Sizi tanımayan arkadaşlar için Gökçe Gün kimdir?

1985 İstanbul doğumluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunuyum. Eğitim hayatımın bir kısmını da Universidad Politécnica de Valencia’da geçirdim, yine Makina Mühendisliği üzerine eğitim aldım.

Profesyonel uğraşlarımı sıralamam gerekirse; sanırım en çok vakit ayırdığım rolüm Matte-Studio’daki rolüm. Matte-Studio’nun kurucuları arasındayım ayrıca firmada 3D Supervizor olarak çalışmaktayım.

Bunun yanısıra Bahçeşehir Üniversitesi’nde Endüstriyel Ürün Tasarımı Bölümünde Bilgisayar Destekli Tasarım dersini vermekteyim.

Autodesk Avrupa, Türkiye ve Ortadoğu Fusion 360 Master Trainer rolümden de bahsetmek isterim. Bu çerçevede Türkiye’de ODTÜ, İTÜ, YTÜ gibi tanınmış üniversitelerde; Dünyada’da Dubai, Kahire gibi yerlerde eğitmen eğitimleri verdim ve vermeye devam ediyorum.

Yakın Kampüs’ün kurucularından ve eğitmenlerindenim. Yakın Kampüs’ün bilinen yüzü youtube kanalımız ve sitemiz ama aslında arka tarafta Autodesk, Bilgeadam, Acıbadem Üniversitesi Biyotasarım Merkezi, Türkiye Bilişim Vakfı gibi bir çok firma ile beraber kurumsal eğitimler de veriyoruz.

2- Bizim sektördeki arkadaşlar için oldukça tanınmış simalardan birisiniz Gökçe Bey? Eğitim platformunuz Yakınkampüs’ün hikayesi nedir?

Aslında her şey ilk olarak 3D Modelci diye bir wordpress sitesi ile başladı. Bu siteyi kurma hikayemi şöyle anlatayım, o dönem Bilgeadam’da Kadıköy Şube Bölüm Başkan Yardımcılığı görevindeydim. Görevlerimden birisi de eğitimden ya da eğitmeninden memnun olmayan öğrencileri dinlemek gerekirse bu yönde aksiyon almaktı.

Bir öğrenci ile ciddi bir tartışmaya girmiştik ve kendisi araba modelleme öğrenmek istediğini ama derste bunun anlatılmadığını söyledi. Tabi sınıfın seviyesi buna müsade etmiyordu. Ben de araba modelleme dersleri çekmeye başladım ve 3D modelci altında yayınlamaya başladım. Site birden çok fazla ilgi gördü. Tabi gençlik, sonunu getiremedim videoların.

Sonra tekrar heveslenip daha düzgün bir isimle tekrar başlamaya karar verince isim arayışına giriştik. Bir çok domain ve isim araştırdıktan sonra da şimdi sitede çalışma arkadaşım olan ama aslında 20 yıldır çocukluk arkadaşım olan Erdem Turançiftçi’den Yakın Kampüs fikri çıktı ve bu şekilde tekrar başladık.

Her çektiğimiz videoda izleyenlerimizin sayısı ve bize mesajlar atanlar çoğaldı. Çok etkilendik tabi bundan. Bizi devam etmeye insanlardan gelen mesajlar zorladı. Kendimi geliştirmeye itmede de izleyenlerimizin ya da arkadaşlarımız diyebilirim onlar için, rolü çok.

gökçe gün

3- Eğitimciliğiniz yanında yaptığınız teknoloji editörlüğünüzden ve webinarlarınızdan bahsedebilirmisiniz?

Uzman TV ile Bilgeadam yıllarımda tanıştım ve beraber bir çok video çektik. Genel olarak teknoloji üzerine konular işliyorduk. Genel olarak Türkiye’de bu tip konuları anlatmayı çok seviyorum çünkü 3. sanayi devrimi diye adlandırılan bu son atılımları ülke olarak kaçırmamalıyız diye düşünüyorum. Ne kadar arkadaşımızı bu konularda bilgilendirirsek hepimizin o kadar daha rahat ve ferah yaşayacağını düşünüyorum.

Bu amaçla sahnede canlı konuşmalar da yapmaktayım bana ulaşan üniversiteler ve firmalarda bu tip konuşmalar yapıyorum. Yine Bilgeadam yıllarından beri şimdi hepsini buraya sığdıramayacağım kadar çok seminer ve konuşma yaptım.

Yakın Kampüs ile her çarşamba akşamı saat 20:30 – 21:30 arası webinarlarımız oluyor. Bu canlı yayınlarımızı belirttiğim zamanlarda buradaki linkten izleyebilirsiniz. Ya da Yakın Kampüs 3D Tasarım Facebook Grubumuza üye olursanız oradan da her hafta duyuruyoruz. Bu sıralar daha önce yarım bıraktığım araba modelleme derslerine devam ediyorum tabi bir yandan da sohbet ediyoruz ve izleyicilerimizin sorularını yanıtlıyoruz ki bence zevkli kısmı bu 🙂

4- İş deneyimleriniz, ticari anlamda piyasa tecrübeleriniz nelerdir?

İspanya’dan döndükten sonra ilk olarak Bilgeadam’da asistan olarak işe başladım sonrasında eğitmen ve yönetici rollerinde Bilgeadam’da çalıştım hala da ilişkilerim devam ediyor.

Ama hayatımın hiç bir evresinde tek bir iş yapmak beni tatmin etmedi. Gelir anlamında söylemiyorum bunu yaptığım işi hakkıyla yapmanın gerçekten farklı bir hazzı vardır ve bunu yaşayanlar bir daha geri dönemezler. Yaptığınız işin beğenilmesi ya da başarısından da bahsetmiyorum sadece yaparken duyduğunuz haz.

Bu sebeple Bilgeadam’da çalışırken öğrenciliğim daha bitmeden CNC tezgahlar üreten bir hocamın yanında çalışmaya başladım. SEGA makina isimli bir firmaydı ve ahşap, mermer ve aliminyum işleme sektörüne masa tipi dediğimiz 3 eksen CNC Router’lar üretiyorduk. Burada aslında ilk 3D modelleme tecrübelerimi elde ettim.

Bundan sonra bir çok firmaya mekanik tasarım danışmanlığı yaptım. Bunların içinde en keyif aldığım aklımda kalan KUBİK Robotik’tir. Burada 6 eksenli Fanuc ve Kuka robot kollarına Gripper’lar tasarlıyordum.

Bilgeadam’daki asistanlık yıllarımda da 3Ds Max programı ile tanıştım ve küçüklüğümden beri hayalini kurduğum Animasyon ve Oyun yapma hayallerimi gerçekleştirebileceğimi farkedince gözüm döndü tabi ki 🙂

Görsel işler yapmaya bu aşamada başladım. Bundan sonra bir çok tek kare görselleştirme işi yaparak tecrübe kazandım. Bir ara başka bir firmanın aracılığı ile TSK’nin yeni gaz maskelerini bile tasarlamıştık 🙂 Animasyon işleri de yaptık Yumurcak TV’de yayınlanan bir kaç iş yaptık.

Tabi öğrendikçe daha büyük firmalarla çalışmaya başladık. Şu sıralar reklam sektöründe basılı işler yapıyoruz Matte-Studio’da. Bu arada paylaştığım sahneler de Matta-Studio’nun işleridir bütün Matte Studio çalışma arkadaşlarımızın emeği vardır. Ajanslar firmaların işlerini çok paylaşmamızı istemediği için kişisel işlerimizi paylaşabildim. Başka işlerimizi görmek isterseniz matte-studio.com sitesinden bakabilirsiniz.

5- Bilgisayar grafikleri ile ne zamandır uğraşıyorsunuz ve bu seviyeye ulaşmanızda ne gibi aşamalar kat ettiniz?

Profesyonel hayatım yaklaşık olarak 10 yıl önce başladı. Tabi başlarda pek bir şey bilmiyordum. Görsel işlerle daha önce pek uğraşmamıştım. Öncelikle makine bölümünde üç boyutlu modelleme öğrenmiştim ve çok hoşuma gitmişti. Modelleme öğretmeye başlayınca herşey gelişmeye başladı. Farklı alanları öğrene öğrene geliştik.

Bir önceki soruda dediğim gibi 3Ds Max ile tanışınca baya etkilendim. Animasyon ve oyunlar yapmak istiyordum. Tabi önceleri para kazanmak için tek kare görseller yaparak başladık herkes gibi. Özellikle inşaat sektörüne işler yapıyordum.

4-5 yıl bu tip işler yaparak ve eğitmenlikle profesyonel hayatıma devam ettim. Tabi bu zaman içinde bir sürü girişimimiz, denememiz oldu. Bu sırada Yakın Kampüs kuruldu. Mustafa Pekcan ile Mash isminde animasyonlar yaptığımız bir firma kurduk bir çok animsyon ve tek kare iş yaptık. Daha acemi olduğumuz yıllardı ama çok eğlenceliydi. Üniversitelerde ders vermeye bu dönemde başladım.

Bahadır Tanrıöver ile tanışınca şimdi beraber çalıştığımız Matte-Studio’yu kurduk. Hayatımın okulu oldu benim için diyebilirim. Özellikle Bahadır’dan ışık, kompozisyon ve renk öğrendim ve hayatım değişti diyebilirim. Halen Matte-Studio’da 3D Supervizor olarak görev yapıyorum.

Sanırım yaptığımız işin keyifli kısmı öğrenecek şeylerin bitmemesi ya da bu şekilde yaklaşılırsa keyifli diyeyim. Sürekli merak edip incelemeye ve anlamanın zevkine varan insanlar bu tip işleri iyi yapabilir diye düşünüyorum.

6- Yeni bir çalışmaya başladığınızda, çalışmanız finale ulaşıncaya kadar nasıl aşamalardan geçiyor?

Bir generalist olarak genellikle projenin bütün prosesinden sorumlu oluyorum. Ben de yapsam, yaptırıyor da olsam modellemden rendera kadar her aşamasında bulunuyorum. Eğer kişisel bir iş yapıyorsam tabi herşeyini ben yapmak isterim. Unwrap’ini dahil 🙂

Genellikle objeleri kabaca modelleyerek sahneye yerleştirip hemen render alıp ışıkla, malzemelerle ve kompozisyonla oynamaya başlarım. İş oluştukça nerelerin daha detaylı modellenmesi gerektiği ortaya çıkar. Oraları daha detaylandırmaya çalışırım.

Genellikle acemi yıllarımda yaptığım bir hatayı paylaşmak isterim, başlarda olan diğer arkadaşlara bir tavsiye olarak. Başlarda sahneyi işin teşlim tarihinden bir kaç gün önceye kadar hiç renderlamıyordum. Sürekli modelleme yaparak nasıl olsa rendera basıyorsun alıyor gibi düşünüyordum ama bu sonradan gördüğüm kadarıyla çok doğru bir yaklaşım değil. Şimdi sürekli render alıp yavaş yavaş geliştirerek en güzel haline getirmeye çalışıyorum. Bu şekilde çalışmayı denemelerini tavsiye ederim arkadaşlara.

gökçe gün

7- Yazılımlar birer araç olsa da çalışmalarınızda aktif olarak kullandıklarınız, öğrenmeyi düşündükleriniz nelerdir?

Tabi her tip işin gereksinimleri farklı. Bazen ürün tasarım imalat için modelleme işleri de alıyorum bunlar için Fusion 360, Solidworks, Rhino kullanmam gerekiyor. Ve ya animasyon işlerinde After Effects kullanmam gerekiyor.

Ama CGI ile ilgili konuştuğumuza göre görselleştirme işlerinden bahsetmek gerekiyor. 3D modelleme için 3ds Max kullanıyorum. Texture ve post için Photoshop. Render motoru olarak V-Ray kullanıyorum, severek 🙂 Bir dönem ufak bir Mental Ray dönemim oldu ama uzun zamandır V-Ray’den farklı bir şey kullanmadım. Zbrush bol bol kullanmaya çalışıyorum bu aralar çok keyifli bir program.

Ama bu aralar en büyük tutkum Python ve Maxscript. 3D için bana yardımcı olan küçük programlar yazıyorum. Çok hoşuma gidiyor. Yakın Kampüs’te yakınlarda bunlar ile ilgili bir eğitim serisi görürseniz şaşırmayın.

Bakmak isteyip henüz zaman bulamadıklarım ise F-Storm‘u merak ediyorum RT render her zaman çok heyecanlı bir konu bence. Unity arada kurcalıyorum ama ciddi bir şekilde üstüne eğilemedim. 32bit post yapabilmek için Nuke ile uğraşmayı çok istiyorum.

8- Çalışmalarınızı nihai sonuca ulaştırırken kullandığınız render motoru yazılımı ya da yazılımları nelerdir? Ayrıca CPU/GPU render motorları hakkında düşünceleriniz nedir?

V-Ray kullanıyorum. Bizim Matte-Studio olarak yaptığımız iş billboard ilanlarının tasarımı dolayısıyla aldığımız renderlar 300 DPI olmak zorunda ve 1 metre boyunda basılıyorlar en az. Dolayısıyla aldığımız renderlar en az 12000 px oluyor. Dolayısıyla henüz tatminkar bir GPU render motoru bulamadım bu iş için (deneyip bulmuş olan varsa bana da ulaştırırsa sevinirim). İncelemediğim bir sürü şey vardır tabi ama şimdilik V-Ray’den gayet memnunum. Şu anki işlerimde beni gayet tatmin ediyor. IPR olayına bayılıyorum mesela RT dediğimiz gerçek zamanlı renderı CPU ile alıyor.

GPU’nun renderın geleceği olacağını tahmin ediyorum. Ama şimdilik basılı işlerde genelde V-Ray kullanılıyor dünyada da.

9- Aslen makina mühendisi olmanız dolayısıyla CAD/CAM/CAE yazımlımları hakkında neler söylemek istersiniz?

Bu sektörle ilgili bağım özellikle Fusion 360 programı ile sürüyor. Bu program Autodesk’in CAD/CAM/CAE komutlarını birleştirdiği bir program. Genellikle üniversitelere bazen de firmalara bu programa geçmek istediklerinde akademik kadroya ya da çalışanlarına programın kullanımını gösteriyorum ve karşılaştıkları sorunları beraber çözüyoruz.

Şunu söyleyebilirim ki bu tip işler çok kolay öğrenilebilir ve uygulanabilir hale geldi. Yıldız’ı bitirirken bitirme tezim bir asansör zemininin dayanım testini yapıp raporlamaktı. Şimdi bu işlemi birkaç saatte öğrencilerin anlayabileceği yavaşlıkta işleyerek yapabiliyoruz.

Bu konudaki gelişmeler heyecan verici ve tabi hiç bir 3D’cinin bulaşmadan duramadığı 3D printing teknolojisi de var. Bunlarla ilgili de videoları çekmek çok istiyorum. Sürekli bununla ilgili planlar ve hazırlıklar yapıyorum, bir gün olacak 🙂

10- Mühendis, editör, eğitmen, tasarımcı çok yönlü bir kişiliğiniz var ve CG nin bir çok alanıyla ilgileniyorsunuz. Bizlere organik modelleme deneyimleriniz ve yazılımları hakkındaki deneyimleriniziden bahsedebilirmisiniz?

Sanırım sculpting programlarını soruyorsunuz. Zbrush kullanıyorum bu alanda. Bence modellemeyi bu şekilde ele almak süper bir fikir. Daha artistik insanların da modelleme yapabilmesi için çok iyi bir araç.

3Ds Max’te çok zamanımı alan bir çok şeyi Zbrush’ta yapabiliyorum. Bu konudaki bir sonraki hedefim biraz anatomi öğrenip karakter modellemek 🙂

11- Şu an aktif olarak kullandığınız PC donanımı nedir?

CGI’da bilgisayar gücünüz tabi önemli. Ama başlarda yatırım paranız olmasa da artık render motorları eskisine göre çok ekonomik güç kullanıyor. Ama çok merak ediliyor yine de dolayısıyla ben aşağıda bütün detayları ile yazıyorum sistemimi.

Çalışırken 2 makine kullanıyorum bir tanesi çalıştığım bir tanesi de render aldığım makine.

Çalıştığım bilgisayarın markası Digital Storm. 64GB RAM, 8 Çekirdekli i7700K @ 4.2GHz işlemcisi var. Ekran Kartı ise GTX 1080 32GB paylaşımlı 8GB paylaşımsız RAM’i var.

Render bilgisayarım ise BOXX marka. 64GB RAM, 40 çekirdekli Xeon E5-2630 v4 @ 2.2GHz işlemcisi var. Ekran Kartı onboard bir ekran kartı.

İki bilgisayar kullanmak çok iyi bir yöntem bir tanesi render alırken çalışabilmek beni baya hızlandırdı. Tavsiye ederim.

12- Ülkemizde ve Dünya genelinde örnek aldığınız yakından takip ettiğiniz sanatçı veya sanatçılar kimlerdir?

Öncelikle görsel ile ilgili çok şey öğrendiğim çalışma arkadaşım da olan Bahadır Tanrıöver’den bahsetmek isterim. Kendisi bilinen bir reklam fotoğrafçısı ve benim ustamdır 🙂

Çok insan var tabi baktığım esinlenmeye çalıştığım ama her konuda bir, iki isim söylemek gerekirse. Teknik anlamda en çok şeyi sanırım Grant Warwick‘in Mastering V-ray eğitimlerinden öğrendim.

İşlerini kıskandığım (şaka yollu) insanlar ise, Tamas Medve, Bertnard Benoit gibi sanatçılar.

Takip ettiğim stüdyolar ise Garrigosa, Taylor James gibi stüdyolar.

Türkiye’de Ufuk Pamuk’un işleri çok ilgimi çekiyor son zamanlarda. Bir de Cihan Özkan’ın işlerini tatlı buluyorum. Tabi bir sürü isim var Art of CGI’dan da öğrendiğim ama 2’şer isim söylemek gerekirse bunlardır.

13- CG ve tasarım konularında takip ettiğiniz online platformlar, siteler, facebook grupları hangileri? Ayrıca ART of CGI sitemiz hakkındaki düşünceleriniz nedir?

Art of CGI sayesinde birbirimizden haberdar oluyoruz. Türkiye’de benzeri olmayan bir iş yapıyorsunuz. Hem çok teşekkür ediyorum hem de başarılarınızın devamı için elimden geleni yapmak istediğimi buradan duyuruyorum 🙂 Yeni başlayanlara ilham kaynağı kahramanlar sunuyorsunuz ki şu zamana kadar ülkemizde CGI sektörünün az gelişmesinin sebebi bu rol modellerin eksikliği bence.

Bunun dışında Bbb3viz’i tavsiye ederim, çok şey öğrendim. Mastering V-Ray’i takip ediyorum. Behance’den yine beğendiğim herkesi takip ediyorum. İlham almak çok önemli o nedenle sürekli başkalarının işlerini incelmeye çalışıyorum.

14- Ülkemiz CG ve 3D sektörü hakkındaki düşünceleriniz nedir? Ayrıca bu sektörde kendini geliştirmek isteyen arkadaşlara önerileriniz nelerdir?

Ülkemizde bireysel çabalarla çok ilerleyen yetenkli insanlar var bence. Son zamanlarda kitle oluşturmak için de güzel oluşumlar var. Bu çok önemli bir mesele bence çünkü birbirimizden öğreneceğimiz çok şey var. Ben elimden geldiğince bilgilerimi Yakın Kampüs üzerinden paylaşmaya çalışıyorum. Başka insanların da güzel girişimlerini görüyorum. Sonunda bilginin paylaştıkça artan bir olgu olduğunu anlıyoruz diye düşünüyorum.

Zamanla daha da ilerleyecektir, sektörleşme, belli standartlar gelecek, çalışanı koruyan kurallar çıkacaktır. Sabır ve sürekli çalışmayla her şey yapılır.

Ülkemizde bence bizim yaşlarımızda insanların genel olarak gençlere yaptığımız bir kötülük var. Hep burası Türkiye burada ancak bu kadar olur tarzında bir yaklaşımdayız. Halbuki 3D sanatçılarımız da, yazılımcılarımız da, mühendislerimiz de en az diğer ülkelerdeki insanlar kadar zeki ve başarılılar. İspanya’da okurken mühendislerin gördükleri, geçemedikleri dersleri görünce çok şaşırmıştım.

Batı çalışma hayatı benim gözlemlediğim kadarıyla sistem üzerine, uzmanlaşma üzerine kuruludur. Bu tip bir sistemin oturması da sektör oluşturmaktan geçer. Eğer bizler bunu yapmaz ve sadece şikayet edersek gençlerimizi ya ülkeden kaçırıyoruz (çünkü herkesin aklında burası Türkiye burada ancak belli bir seviyede iş yapılır imajı oluşturuyoruz) ya da vazgeçirip zaten bu yaptığım yeterli psikolojisine sokuyoruz.

Sektöre yeni giren arkadaşlara en büyük tavsiyem kimsenin size neyi yapıp yapamayacağınızı söylemesine izin vermeyin. Herkesin fikrini alın ama sonunda kendi kararınızı verin. Geçmişten öğrenmek akıllıca bir davranıştır size zaman kazandıracaktır. Ama geçmiştekilerin limitleriyle kendinizi sınırlamak da ulaşabileceğiniz yerlere ulaşamamayı baştan kabul etmektir.

Bir şey öğretmenin en büyük hazzı nedir biliyor musunuz? Ders veren herkes bu duyguyu bir aşamada tatmıştır, birine bir şey öğrettiniz de o insan sizden öğrendiği bilgiyi kendi araştırmaları ve geçmişi ile öyle bir harmanlar ve size geri öyle bir şey verir ki temelinde sizin anlattığınız şey olduğu bile anlayamazsınız bazen. Dolayısıyla her jenerasyon bir öncekini geçecektir, geçmelidir, doğal olan budur. 20 yaşındayken 40 yaşında insanların yaptıkları size inanılmaz gelebilir ama araştırdıkça, öğrendikçe, anladıkça bütün o gördüğünüz inanılmaz işlerin zamanında sizin kadar kendinden emin olmayan ama yıllarca araştırıp, öğrenip, anlayan insanlar tarafından yapıldığını göreceksiniz.

Son söylemek istediğim de bu çalışma ve öğrenme aşamasının gençlere bazen zor gelmesi. Ama yine zaman ilerledikçe aslında öğrenmenin işin en eğlenceli kısmı olduğunu görüyor insan. Sanırım burada sorun başta bahsettiğim umutsuz insanların burası Türkiye burada ressam mı olacaksın tarzında söylemleri. Bunları unutmanızı tavsiye ederim.

Eğer içinizden geldiği için kendi seçtiğiniz bir konu ile ilgilenirseniz ancak o zaman öğrendiğiniz şeyi sahiplenebilirsiniz. Belki sonunda sevdiğiniz bir iş olmayabilir ama başkası dediği için değil kendi istediğiniz için yaptığınızda bir şeyi çok daha samimice öğrenirsiniz ve inanın ki önemli olan da budur.

Yazıyı Değerlendirmek İster misiniz?
[Total: 1 Average: 5]
Art of CGI Yazar Notu:

“Gökçe Gün ile Röportajımız” için 2 cevap

  1. Es_Yunus dedi ki:

    Adam diye yazılır. Gökce Gün diye okunur. Tam bir eğitmen. Böyle bir fizik ögretmeniniz olsa atomu parçalarsınız 😊

  2. Geldimammet dedi ki:

    Vallahide billahide tallahide hayranım bu adama soz ile tarif edecek bir şey bulamıyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir